Sabahattin Ali Kitapları ve Kişiye Özel Termos Mug

Ürün Kodu:T9342
Fiyat:
249,00 TL
179,00 TL
%28indirimli
%28 indirimli
Adet:

-

+

Sabahattin Ali Kitapları ve Kişiye Özel Termos Mug

179,00 TL
%28 indirimli
  • Ürün Özellikleri
  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (0)
  • Sabahattin Ali Kitapları ve Kişiye Özel Termos Mug

    Sabahattin Ali Kitapları 8 Adet – İsme Özel Termos Mug

    Genel Özellikler - (Sabahattin Ali Kitapları  8 Adet)

    Sabahattin Ali’nin; Canım Aliye Ruhum Filiz, Değirmen, Sırça Köşk, İçimizdeki Şeytan, Yeni Dünya, Bütün Şiirleri, Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna kitaplarından oluşan 8 adet kitap

     

    Genel Özellikler - (Filtreli Termos Mug )

    1 Adet Termos Mug / Hacim 330 ML dir.

    Ürün rengi siyah

    Paslanmaz çelik

    Yükseklik 17,5 cm

    Ağırlık 260 gr.

     

    Kullanım Detayları 

    Termos Mug muhafaza kısmı kilitli sisteme sahip olup. Üzerine dokunulduğunda açılabilmektedir.

    Sağlam ve sıcak soğuk içeceklerinizin ısısını uzun süre koruyabilmektedir.

    Kapak kısmında süzgeci / filtresi sayesinde ister filtre kahve, isterseniz bitki çayı demleyebilirsiniz.

    Seyahat esnasında rahatlıkla kullanabilirsiniz. Araç bardaklığıyla uyumludur.

    Yalnızca bardak termos olarak da kullanabilirsiniz.

    Dik konumda kullanmaya özen gösteriniz.

    Termos bardak/kupalarınızı bulaşık makinesinde değil, elde yıkayınız.

     

    Termoslarımız oda sıcaklığında içinde bulunan sıvının ısısını 8 saat muhafaza etmektedir.

     

    Termos Mug Nasıl Kullanılır?

    Önce kahvenizi veya bitkinizi koyunuz.

    Ardından kaynamaya yakın ancak kaynamamış sıcak suyunuzu ilave edin.

    Kapağını sıkıca kapatın.

    8 ila 10 dakika arasında içerisindeki ürününüzün demlenmesini bekleyin.

    Termosunuzu üst kısımdaki küçük düğmeye basarak kapağı açarak bardak gibi kullanabilirsiniz.

     

    Sabahattin Ali Kitapları (8 Adet)

    Canım Aliye Ruhum Filiz

    Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor."Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz ben İngilizce öğrenmek istiyorum beraber İngilizce dersi alacağız ben kitaplar tercüme edeceğim bunları beraber okuyacağız neşeli ve kederli olacağız ne olursa olsun bütün bunlar hep beraber hep ikimizin iştirakiyle olacak ve başka hiç kimse karışmayacak."Tarihsiz bir mektuptan"Sen nasılsın? Keyfin yolunda mı? Sevgilim Filiz'im nasıl? Onun bir fotoğrafçıda hiç olmazsa vesikalık bir resmini çıkartıp gönder. Kendinin de bir resmini yolla. İkinizi de fevkalade göreceğim geldi." (24. VIII. 1944 tarihli mektuptan)

     

    Değirmen

    "İşte adaşım sana seven bir Çingene'nin hikayesi. Çiçeklerin açtığı bir mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturtmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... (...) Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir."

     

    Sırça Köşk

    ''Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan çıplaklardan dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler iyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu?'''

     

    İçimizdeki Şeytan

    "İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde haksızlığa tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizdeki şeytan yok... İçimizdeki aciz var... Tembellik var... İradesizlik bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..." Bu romanında toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın "kapana kısılmışlığını" gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına "insanın içindeki şeytan"a keskin bir bakış.

     

    Yeni Dünya

    "Hala bir şey çıkmadı... Galiba bu yolu yapmayacaklar. Köylü de bana yardım etmiyor. Pek ölü mahluklar... Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar. İçimde hiç sevk kalmadı. İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır!... Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız. Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor. Bazan koşup yolu avuçlarımla düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir 'yol' haline koyarak kendini hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum."

     

    Bütün Şiirleri

    "Hala bir şey çıkmadı... Galiba bu yolu yapmayacaklar. Köylü de bana yardım etmiyor. Pek ölü mahluklar... Belki de pek akıllı mahluklar da boşuna yere uğraşmak istemiyorlar. İçimde hiç sevk kalmadı. İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse fakat ne evet ne hayır!... Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız. Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak yıkılacak gibi olarak ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor. Bazan koşup yolu avuçlarımla düzeltmek orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir 'yol' haline koyarak kendini hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum."

     

    Kuyucaklı Yusuf

    "Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu."Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken bir yandan da yaşadığı lirik aşk hikayesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.

     

    Kürk Mantolu Madonna

    "Her gün daima öğleden sonra oraya gidiyor koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair yanıtlanması zor sorular soruyor.

     

    Bilgilendirme

    Görsel üzerindeki baskılar temsilidir, isim uzunluğuna göre lazer baskı birimimiz baskının Hangi alana ne şekilde ve ne boyutta olacağına karar vermektedir.

    Baskı yüzeyinin yuvarlak, geniş, dar ya da kavisli olması kısıtlı baskı imkânı sağlamaktadır. Bu sebeple ismin uzunluğuna göre en güzel sonucu alacak şekilde baskı yapılması amaçlanmaktadır.

    Lazer baskı rengi ürünün yüzey ve modeline göre üründen ürüne farklılık göstermektedir.

    Lazer baskı kalıcıdır ve baskı sonrası üzerinde değişiklik yapılamaz.

     

     

    Ürün Açıklaması:

    Yıl dönümleri, iş terfileri, doğum günleri, arkadaşınıza, eşinize, kardeşinize gibi özel anları değerli kılan, sevdiklerinizi hoşnut edecek ve bu göndereceğiniz eşsiz hediye seti ile unutulmayacak anlar için güzel bir fikir sizleri bekliyor.

     Sıradan hediyelerin yanı sıra sizi özel kılacak içeriği en fazla tercih edilen ürünlerimizden hazırladığımız hediye setimiz size göre. Hazırladığımız Kişiye Özel Hediye seti içerisinde;

     

    Sabahattin Ali Kitapları (8 Adet) – İsim Yazılı Termos Mug ürünü değer verdiğiniz kişilere sunacağınız en güzel hediye.

    Hediyesec.com tarafından sizi seçkin kılacak bu hediye kutusu ve içeriğiyle sevdiklerinize tüm hediye mesajlarınızı ve özel taleplerinizi bize iletebilirsiniz.

     

    Dikkat!

    Üzerinde kişiselleştirme yapılan ürünler kusurlu değil ise geri iade alınamamaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nda üzerinde kişiselleştirme yapılmış bir ürünün iade alınamayacağı açıkça belirtilmiştir.


    Font-Seçenekleri-detay.jpg (198 KB)

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.